
Ömrüm sürüklenip duruyor sayfalar arasında, okumaktan yoruldum artık anne, bana anlatacağın masallarda bitti ve ben artık koşmasını da biliyorum. hala aklımdan gitmez elimi tuttuğun o günler çarşı kalabalığında kaybolmak pahasına arkasından gittiğim palyanco bile şimdi gülüşlerimi getirebilir mi gençliğime…artık yalanın nakitte cevir ildiği bir cağdayız altın değeri sözler ilkokula giderken mendilimizin arasında bir gribe yenik düştü ve ders arası mektuplaşmalar bitti bende bittim satır arasında kaybolduğum, yüklemine ve öznesine hasret kaldığımız sevgili sözcükleri yok artık… zamansız terliyorum yine ve zamansız terlemelerimde sırtıma sıkıştırdığın o havlu
Şimdi nerde...Yalana gerek yok acık olalım bir benzerim var aranızda ve ben onu bulamıyorum oysa kimse kimseye benzemek istemez.Ben herkes gibi değilim derken bile çok sevdiği bi yazarın sayfalarında dolaşırken ne kadarda çok beni anlatmış yada çok sevdiğiniz bir şiiri okurken sizin durumunuzu ortaya koyduğuna öyle çok sevinirsiniz ki hüzünlü bir gülümsemeyle sizi anlattığına…
Oysa kimsenin aklına gelmez bunu bir başka okurunda söylediği, evet tekrarlıyorum yine, yalana gerek yok biz bize benziyoruz ve egomuzun yol aldığı hala bu günlerde gerçeği yalan tadında seviyoruz hatta sevişiyoruz yalancı düşlerimizle
Düşlerimizi yalan tadında seviyoruz.kimse uyandırmasın bizi bu yedi uyuyanlar masalından
ki görüldü zaten yedi uyuyanların uykusundan kalktıktan sonra başına neler geldikleri oysa ne gereği vardı kardeşim ne güzel uyuyordun ölümle hayat arasında dimi ve gerçekler acıydı çünkü kendimizle yüzleşmekten korkuyorduk bana kalırsa o yüzden di kalabalık bir cadde karşımızdan gelip gecen insanların yüzüne bakmamamız oysa bir benzerimiz vardı o kalabalık içinde ve biz ondan yani kendimizden korkuyorduk, yüzleşemiyorduk kendi yüzümüzle ama aynalarla kardeş gibiydik ağzı var dili yok olduğu için ve kalleş olan, kendimizle aramızdaki suskunluğu bozandı cünkü yalanımızı biliyorduk ve yalanımızı bildiğimiz halde yeni yalanlar ekliyorduk hayatımıza…oysa çoğumuz sokağa çıkıp biraz kendimi bulayım demez mi!!!peki neden kendimizden kaçışımız, bu çelişki neden…ben hala seni arıyorum kalabalık caddelerde göz göze gelmeye çalışıyorum bazı insanlarla sen sanıp…ben hala seni arıyorum.uzak şehirlerden seslendiğini duyuyorum bir gece yarısı sonra ceketimi bile almadan çıkıp gidiyorum bir başka şehre…ben hala seni arıyorum oysa herkes birini bekliyor. beklenen de bekliyor oysa onu… karşılıklı bekleşiyoruz kısacası, kimse bu bekleyişe bir son verip bir benzerini aramaya çıkmıyor…siz hala beklemeye devam edin nasıl olsa bir prens yada prenses gelip öper siz kurbağaları, gittikçe bataklıklaşan bu çöl yalnızlıklarında nasıl olsa…
(Eğer bir yerde rastlarsan bu yazıya bir benzerim, beni bul en kısa zamanda…)

2 Yorumla:
Zamanın gölgesine sığınarak beklediğim bir çağrıdır
Kollarına kavuşmak bir delice koşunun ardından
Toprağı hissetmek gibi çıplak ayaklarımın altında
Kimbilir hayatımın neresine gizlenmiş bir ödülü arar dururum
Notalardan örülmüş saçları olan
Bir deniz kızı hayal ederim
Rüzgar değdikçe saçlarına yayılır melodisi
Balıklara kuşlara çarpan sesi gelir kulağıma
Uçsuz bucaksız bir lacivert denizde
Karşılaşacağım yunusların gözlerinde bulacağımı bilirim
Sevginin anlamını
Boğuk boğuk öten bir kuşun sesini dinlerim
Geceler vardığında yolun sonuna
Utandığını düşlerim gecenin her sabaha varışında
Kızaran yanaklarını seyrederim penceremden
Kavuşamayan sevgililer gibi
Birbiri ardına gözlerimden geçip gitmelerine izin veririm
Yapacak bir sey bulamadığım zamanlarda
Sonra geceyle yer değiştiririm hayallerimde
Anlaşılmaz bir kaç pırıltıdan başka bir şey kalmaz gözlerimde
Uzansalar sonunu bulamayacakları bir boşluk olurum
Terkedilmiş bir şehrin sessizliği siner dudaklarıma
Avuçlarımdaki ıslaklığın farkına varmaz kimse
Yalnızca ben bilirim ve ben duyarım yüreğimde
Kimselerin bilmediği, göremediği bir kıta yaparım seni
Benim keşfimi bekleyen
Kuş uçmaz kervan geçmez yollardan ulaşmak isterim sana
Başkalarının ayak izlerini görmek istemem yollarımda
Bense bir kitap olurum asla yazılmamış
Baktığın boş sayfalarda düşlerinin çizdiği
Bir kaç resim olmak isterim sadece
Bazı zaman baktığında görmeni istemem beni
Topraktan gelmiş bu bedenle sınırlanmak istemem
Dokunabildiğini düşlerim gözbebeklerime, düşüncelerime
Nerelere vardığını bilmediğim bir yolculukta
O herkesin sorduğu yanıma alacağım üç şeyi düşünürüm
Aklıma gelen ilk ellerin olur, gözlerin ve yüreğin
İstemem bedenini
Başkalarının çizdiği haritalar ilgilendirmez beni
Geçmişim nerede biter, nereden başlar gelecek
Ne sen sor, ne ben söyleyeyim
Sınırlarımı suya çizerim ben
Ne ben bulabilirim onları bir daha, ne de sen
Hayatın anlamsız kahramanlıklarını yaparım hiç düşünmeden
Düşüncelerim bugünümü düne ulaştırdığında
Yaşanası günlerimi tutsak ederim
Araladığım her kapıyı kapatırım istemeden
Oysa bilirim keşkelerin gecelerde bulacağını yüreğimi
İçimde dinmez sancıların bedenimi prangalayacağını bilirim
Sadece ve sadece sensiz kalacağımı
Elmanın diğer yarısı değilim belki ama bilki sende yalnız değilsin
bunu bilmekte güzel belkide kökeni bilmekten cıkan bilmek güzel ve bilmeler eklenince bir bilgiye dahada güzel bilmek eylemi özetle ; isimsiz dedi ki, iyiki dedi yüreğine sağlık :)
Yorum Gönder